Ankara'dan

Yazı: Mehmet CANTEKİNLER 22.11.2004

2002 yilinin Aralik ayinda edindigim vosvosumun memleketi Ankara idi. Bu benim en buyuk ve unutamadigim animdir. Soguk,korku dolu ve mutluluk veren anim oldugu icin, icinde Ankara oldugu icin paylasayim istedim. Saygilarimla

------
Tarih 19 Aralik 2002, Hava durumunu Ankaralı dostlar hatırlar belki. En sert kışı geçiriyor İç Anadolu. 1 gün önce geldiğim Ankara'da yerler diz boyu kar oldu. Vosvosumu almaya gelmiştim. Arabayı gördüm, doğru Mehmet ustaya götürdüm. "Olur" aldıktan sonra alım satım ve ruhsat işlerini halledip, ertesi günü Konya'ya doğru yola çıkmak için hareketlendim.

Saat 14.00, günler kısa, yollar buzlu. Eksi 3-4'e varan ısı beni üsütüyor. Vosvosun kaloriferi çalışmıyor. Arkadan bir yerlerden az bir sıcak geliyor. Sürat 20-30. Arkadan rüzgar yiyoruz. Konya'ya yöneldiğimizde saat 17.45 ti. O saate kadar yolda bizden başka kücük araba yoktu... Biz dedim, Serhat arkadasim seni yalniz bırakamam birlikte gidelim dedi iyi ki geldi de...

Ailemin, Meltem'in çıkma yola, Konya berbat sözlerini dinlemeden o vosvosu Konya'ya getirmeye kararlıydım. 4 saat olmuştu ve ben yolu daha anca yarılamıştım. Üsüyorduk. Serhat çekçek ile camda oluşan donu alıyor daha 10 sn. geçmeden tekrar görüş sıfır oluyordu. Saat 19.30 civarı Cihanbeyli sınırına girdiğimizde kar daha da fazlalaşmış, tipi vosvosun kuzey tarafından, (sağ kapıdan) karları olduğu gibi Serhat'ın kucağına doldurmakta israr ediyordu. Serhat, şurda bir yerde yatalım sabah devam ederiz dedi. Bende, sen in ben bu arabayı Konya'ya bu gece götürcem dedim.

Saat 21.00 sularında Konya'nin girişine ilk spinimi attım. Tarlaya doğru giden vosumu el freni ve normal fren ile anca durdurdum. Derin bir nefes aldım. Artık çok üşümüş ve yorulmuştum. Bir yandan gaza temkinli basmak diğer yandan direksiyona keskin hamleler yapmamak icin o soğukta sıcak terler döküyordum.

Konya 10 km yazdığında tamam dedim. Ama şehire girmeden görüş 0 (yazıyla sıfır) oldu. Yol çizgisini bile kapatan tipi artık gitmeyin diyordu. Çeyrek depo gösteren benzinde beni korkutuyordu. Kenar reflektörlerine teğet, başıma bere takarak camdan uzanarak farın aydınlattığı bölümden yola devam ettim. bunuda kaybedince durmak zorunda kaldım. Vosvostan indim. Rüzgar beni uçurcak derecede şiddetli ve soğuk.

O ara Serhat, "Mehmet araba stop etti" dedi. Yolun neresinde olduğumu o an bilemiyordum. Çevremizi bembeyaz örten kardan, hiçbirşey göremiyorduk

1-2-3 dedim. Tık sesi geldi ve calışmadı. İkinciyi denedim. biraz zorladı.. soğuktan gözlerim yaşlandı. parmak uçlarımı hissedemiyordum. 5 dk sonra vosumun motoru marşa bastığımda müthiş bir gürültü ile çalıştı. bu arada vosvosla konuştum bu ilk konuşmamdı. Ona "Daha henüz birbirimizi iyi tanımıyoruz, bana firsat ver" dedim. Direksiyonu sevdim. Zor ağlayan bir adamım ama o an Meltem'ime ve Konya'ma ulaşamamaktan çok korktum ve ağladım.

Serhat karları temizledi. Bu arada arkamda bir ışık hüzmesi belirdi. Çok kuvvetli idi. Bu 3 saat boyunca gördüğümüz tek büyük aractı. El salladım yolcu otobüsü. Onlarda paniklemiş durumda...adam durdu. Konyalı bir turizm şirketi. "Hemşerim atlayın, siz iyi misiniz ? bu arabayla devamını gidemezsiniz. Adam kılığından çıkmışsınız. Binin" dediler. "Benim süratim 50 yi geçer takipte edemezsiniz."

O an otobüsteki sıcak ortama baktım bir de vosvosuma. gidebildiğimiz yere kadar vosvosla, otobüse eşlik ettik. Onu kaybettiğimiz yerde zaten havaalanı civarı idi.

Durumun vehametini o an anladım Konya'da şehir içinde 50 cm kar vardı ve sokaklarda araç göremiyorduk. Her yer bembeyazdı. Vosuma tesekkür ettim.

Gece gelip vosumu evin önüne koydum... Ertesi sabah vosumu sanayiye götürmek için içine bindiğimde, vosum kendini bırakmış, yorulmuş bir şekilde calışmadı...

Bu yolculukta sevdim ben vosvosu. Üşütse de bir ara calışmasa da yolda bırakmadı ona çok tesekkür ederim. Tabi, sevgili Serhat'ın da hakkı ödenmez. Kontur şirketinin o sarı otobüsü 42 KS 701 şoför Ali'ye de tesekkür ederim. Ayrıca karayolları çalışanları o karda kışta en az on yerde yol açıyorlardı onlara da teşekkür...

İlk aldığım günden itibaren beni hiç yolda bırakmadı. Benzin bitmesi dışında...Bunun verdiği güven ve cesaret sayesinde, siz dostlarımla buluşuyor tanışıyorum. Çünkü vosum oralara kadar geliyor ve biz onu sevdikçe de gelecek... eminim..